|
Gesi Bağları
|
|
27-05-2010, 08:31 AM
Mesaj: #1
|
||||
|
||||
|
Gesi Bağları
Gesi Bağları Türküsünün Hikayesi Yöre: Kayseri Bu Türkü Kayseri'nin yerli marşı gibidir.Ama özellikle Geside yedisindenyetmişine herkesin ama herkesin bilmesi gereken ve büyük çoğunluğununda bildiği,neşede de,hüzünde de dillerden düşmeyen, o söylenmeden düğünler'in olmadığı bir türküdür GESİ BAĞLARI. Öyküsü hakkında farklı anlatımlar olmasına rağmen şimdi anlatacağımız öykü akla ve türkünün tema'sına en uygun olanıdır.Türküde işlenen tema Gurbet,Hasret ve Anne sevgisi üzerinedir.Türküde uzak bir yerden Gesiye gelin gelen kızın Annesine karşı duyduğu hasret dile gelir Haberleşmenin ve ulaşımın çok güç olduğu devirlerde evlenip Gesiye giden gelin uzun bir müddet Annesinden haber alamaz,e koca evi bu, zaten ulaşım da kısıtlı, ki kalksın Annesine gitsin kimselerede soramaz,neticede Anne hasreti ile kavrulup durur.Üstelik kocası da çalışmaya gurbete gitmiştir,kocasının ailesinin de kötü davranması karşısında iyice bunalan gelin duygularını dizelere vurmuştur. Gesi Bağlarında Türkü Sözleri Gesi Bağlarında üç ırgat işler Anamdanmı gelir şu uçan kuşlar Analar doğurur ele bağışlar Atma anam beni dağlar ardına Kimseler yanmasın anam yansın derdime Bu dizelerdeki ince,sade,içli ve duygulu sözler sıradan Anadolu insanımızın değme şairlere taş çıkartacak özelliğini de ortaya koymaktadır. Gesi Bağlarının gülleri mavi Ayrıldım anamdan gülmeyim gayri Alımı yeşilimi giymeyim gayri Yas tutsun ellerim kına yakmayım Kör olsun gözlerim sürme çekmeyim Yine türküde Annesinin bir tek selamına güvenen veya kendisini hatırlamasını isteyen gelin anne sevgisini ve hasreti şöyle anlatır: Şu görünen bahçem'ola bağ'mola Şu dağın ardında anam var'mola Oturur da beni anar'mola Gel otur yanıma başımın tacı Ayrılık günleri ölümden acı Şu dereden akan bulanık seller Derdim içerim de ne bilsin eller Oturup ağlasam divane derler Örtün pencereyi esmesin yeller Bu gün efkarlıyım bilmesin eller Bu arada gelin gurbete çalışmaya giden kocasına serzenişini ve ona olan ihtiyacını şöyle dile getirir: Gesi bağlarına indi bir firenk Ah çeker ağlarım anam dayanmaz yürek Gönderin yarimi o bana gerek Gel otur yanıma çektiğim yeter Ayrılık hasreti ölümden beter Gesi bağlarında kaynar kum idim Fener gibi yanan anam mum idim Evel Allah yarim sensin benim ümidim Gel otur yanıma hallerimi söyleyim Halimden bilmiyor ben o yari neyleyim Babasız olarak gelin oluşu,kardeşlerinin ekmeğini yiyerek yetişmesi ,koca evinde başa kakılınca duygulanan gelin alın yazısı hakkında serzenişlerini şöyle dile getirir: Gesi bağlarında tokaştım taşa Gardaş ekmeğini kakarlar başa Yetirip çalıştım emeğim boşa Ne deyim de ağlayım alın yazısı Kader böyle imiş onmaz bazısı İşte bu içten ezgileri dinleyipte duygulanmamak mümkünmü.Geçmişte özellikle merhum Ahmet Gazi AYHAN'ın yorumu ile başlayan ve çeşitli sanatçılarla birlikte günümüze kadar gelen bu türkü halen değerini koruyarak zevkle dinlenmektedir.Ayrıca türkünün temasının hasret ve gurbet duygusu değilde iki sevgili hasreti gibi gösterilen ve uydurularak türküye atfedilmiş yüzlerce deyiş halen halk arasında söylenmektedir. |
|
« Önceki Konu | Sonraki Konu »
|
Bu konuyu görüntüleyen kullanıcı(lar): 1 Ziyaretçi


Üye Listesi
Takvim
Yardım
İletişim
Yeni Cevap
