|
Gazel Nedir? - Gazel Örnekleri
|
|
23-03-2008, 11:39 AM
Mesaj: #1
|
||||
|
||||
|
Gazel Nedir? - Gazel Örnekleri
GAZEL Gazel divan edebiyatının en yaygın kullanılan nazım biçimidir. Önceleri Arap edebiyatında kasidenin tegaüzzül adı verilen bir bölümü iken sonra ayrı bir biçim halinde gelişmiştir. Gazelin beyit sayısı 5-15 arasında değişir. Daha fazla beyitten olaşan gazellere müyezzel ya da mutavvel gazel denilir. Gazelin ilk beyti "matla", son beyti ise "makta" adını alır. Matla beytinin dizeleri kendi aralarında uyaklıdır (musarra). Sonraki beyitlerin ilk dizeleri serbest ikinci dizeleri ilk beyitle uyaklı olur. Birden fazla mussarra beytin bulunduğu gazel "zü'l-metali", her beyti musarra olan gazel ise "müselsel" gazel adıyla bilinir. İlk beyitten sonraki beyte "hüsn-i matla" (ilk beyitten güzel olması gerekir), son beyitten öncekine "hüsn-i makta" (son beyitten güzel olmalı gerekir) denir. Gazelin en güzel beyti ise "beytü'l-gazel" ya da "şah beyit" adıyla anılır. Bunun yeri ya da sırası önemli değildir. Bazı gazellerin matlasını oluşturan dizelerden birinci ya da ikincisinin matlasının ikinci dizesi olarak yenilenmesine "redd'i-matla" denir. Şair mahlasını (şairin takma adı, ya da tanındığı ad) maktada ya da "hüsn-i" maktada söyler. Bu durumda beyit ikinci bir adla "mahlas beyti" ya da "mahlashane" olarak anılır. Şairin mahlasını tevriyeli kullanmasına "hüsn-i tahallüs" denir. Dize ortalarında uyak bulunan gazele musammat, sonu getirilmemiş ya da beyit sayısı 5’in altında bulunan gazellere de "natamam" gazel denir. Başka şairlerin birkaç dize ekleyerek bend biçimine dönüştürdüğü gazellere "tahmis", "terbi" adı verilir. Bütün beyitlerinde aynı düşüncenin ele alındığı gazeller "yekahenk gazel", her beyti öncekinden ustalıklı biçimde söylenmiş gazeller de "yekavaz gazel" olarak adlandırılır. Gazeller konularına göre de çeşitli isimlerle tanımlanır. Aşka ilişkin acı, mutluluk gibi içli duyguların dile getirildiği gazeller "aşıkane", içki, yaşama boş verme, yaşamdan zevk alma gibi konularda yazılanlara "rindane" denir. Aşıkane gazellere en iyi örnek Fuzûlî’nin gazelleri, rindane gazellere en iyi örnek ise Bâkî’nin gazelleridir. Kadınları ve ten zevklerini konu edinen gazeller ise, örneğin Nedîm’in gazelleri, "şuhane", öğretici nitelikli gazellere, örneğin Nâbî’nin gazelleri, "hakimane gazel" denir. Gazeller eskiden bestelenerek okunurdu. Özelikle bestelenmek için yazılmış gazeller de vardır. Gazelleri makamla okuyan kişilere "gazelhan", gazel yazan usta şairlere ise "gazelsera" adı verilir. Gazel, Türk müziğinde ise şiirin bir hanende tarafından doğaçtan seslendirilmesidir. Sesle taksim olarak da bilinir Divan sözcüğünün sözlük bakımından iki anlamı vardır: Belli bir kalıpla yazılan ve besteyle okunan şiir türüne divan denir. Kalıp "failatün failatün failatün failün" şeklindedir. Divan sözcüğü, ikinci olarak, divan tarzında şiir yazan sanatçıların eserlerini topladıkları kitap anlamına gelir. Divan, klasik Türk müziğinde ise en az üçer kıtalık şiirlerden bestelenen şarkıları tanımlar. Bu kıtalar birbirlerinden ara nağmelerle ayrılır. Her kıtanın başında genellikle "ah", "yâr" gibi bir terennüm sözcüğü eklenir. Kıtalardan biri yer yer ritimsiz okunacak şekildedir. Bir diğer kıta da "doğaçlama" görüntüsü vermesi amacıyla tümüyle ritimsiz olarak bestelenir. Divan, aynı zamanda İslam devletlerinde idari yargı, maliye, askerlik ve yönetimle ilgili işleri yürüten kurul ve dairelere verilen addır. Divan şairlerinin eserlerini önceleri serbest, daha sonra belli bir düzen içinde topladıkları kitaplar divanlar, divançeler ve hamselerdir. Divan, divançe ve hamseler, yazarlarının adlarıyla anılırlar. Örneğin Nedim Divanı, Fuzuli Divanı gibi. Divan edebiyatı, Türklerin, 13 ve 19''uncu yüzyıllar arasında Anadolu''da yarattıkları İslam kültürünün ortak özeliklerini yansıtan, geniş ölçüde Arap ve Fars edebiyatının etkisini taşıyan yazılı edebiyat türüdür. Ancak divan edebiyatı, Türklerin İslam dinini kabul ettikleri ilk dönemlerden başlayarak Orta Asya ile Azerbaycan''da ortaya çıkan ve aynı nitelikleri taşıyan divan edebiyatı ile karıştırılmamalıdır. Divan edebiyatı tanımı tümüyle Anadolu''ya özgüdür. Tarihsel süreçte dindışı ve dini tasavvuf olmak üzere iki kolda gelişti. Şiir ve düzyazı alanındaki en eski örnekler 13. yüzyılda kalmıştır. Divan edebiyatında başlangıcından beri şiir, düz yazıdan daha önde gitmiş ve daha gelişmiştir. Bunun belki de en önemli nedeni, şiirin sanatçının yaratıcılığını ortaya koymasına daha uygun olmasıdır. Divan şiiri, söz ve anlatım sanatlarını kullanarak, yeni manzumlar bularak okuyucusunu daha kolay etkiler. Düz yazı dalında ise ağır basan, öne çıkan özellik "öğretici" olmaktır. Bu nedenle anlam gözardı edilir ve belagat önem kazanır. Divan edebiyatı yazarlarının beslendikleri kaynaklar, başta dinsel inançlar, yani İslami inançlar olmak üzere İslami ilimler, İslam tarihinin olayları, tasavvuf, Hint-İran kökenli söylenceler, peygamber kıssaları, evliya menkıbeleri, çağın bilimleri, günlük olaylar, gelenek ve görenekler, terimler, deyimler, atasözleri ile zenginleşen bir dildir. |
|
23-03-2008, 11:45 AM
Mesaj: #2
|
||||
|
||||
|
Gazel Örneği
(A. Terzibaşı, a.g.e., s. 218-220)
Acep ölmem bir de görem o gözel gözlerinin qaresini Ta bulayım dermanı yoq derdimin çaresini Yine rahmet göz yaşınla qapat onun yaresini Kabe'yi öpmüş olurum öpsem qaşının arasını Gör nece(1) zülfün gibi cana perişan olmuşam Firqat-ı rûyunla zâr ü giryan olmuşam Uydum şu ağyarın fi'line el götürdüm yardan Hazret-i Adem gibi şimdi pişman olmuşam Eyler iken dil yaralılar derdine derman Özüm şimdi derdim için muhtac-ı derman olmuşam Şu vadi-i âlemde garibim vatanım yoq Düşmüşüm dîde-i dünya reftânna(2) elimden tutanım yoq Herkesin bir eğlencesi vardır amma ki benim yoq Gurbette yansam da yaqılsam da yazıq diyenim yoq Şu gurbette eğer tutsa ecel dâmenim(3) eyvah Qabrimi kim qazar suyumu kim taşır gözlerim kim qapar Tabutum bir câh-i muallâya(4) qoysunlar Belki ruhumu annem babama isal eder Allah ' Yine ol mâh menim aldı qararım bu gece Çıqacaqtır feleğe nâle ü zarım bu gece Şem'-veş(5) mahrem-i bezm eyledi ol mâh meni Yanacaqtır yine hicr(6) oduna varım bu gece 1. nice, nasıl 2. gidişine, hareketine 3. eteğim(i) 4. yüksek bir mevkie veya makama 5. mum gibi 6. ayrılık |
|
23-03-2008, 03:29 PM
Mesaj: #3
|
||||
|
||||
|
RE: Gazel Nedir? - Gazel Örnekleri
emeğine sağlık osy
|
|
11-03-2011, 04:11 PM
Mesaj: #4
|
||||
|
||||
|
RE: Gazel Nedir? - Gazel Örnekleri
Susmak en büyük cevaptır derler ama siz sustukça yerin dibine giriyorsunuz. Ne oldu hoşuna gitmedi mi yazdığım kaldırmışsın hemen...
|
|
14-03-2011, 08:10 PM
Mesaj: #5
|
||||
|
||||
|
RE: Gazel Nedir? - Gazel Örnekleri
yoq ne yaa adam gibi yazsanız olmuyo mu türkçede q mu var :@
|
|
02-04-2011, 07:05 PM
Mesaj: #6
|
||||
|
||||
|
RE: Gazel Nedir? - Gazel Örnekleri
Katlettiniz Türkçeyi beyinsizler!
|
|
19-10-2011, 01:51 PM
Mesaj: #7
|
||||
|
||||
|
RE: Gazel Nedir? - Gazel Örnekleri
altına yazarlarını da yazsanız iyi olurdu ama neyse idare eder
|
|
« Önceki Konu | Sonraki Konu »
|
| Benzer Konular... | |||||
| Konu: | Yazar | Cevaplar: | Gösterim: | Son Mesaj | |
| [Anket]Türkçenin İngilizcenin etkisi altında kalmasının sebebi nedir? | sultii | 7 | 2,963 |
14-10-2009 08:56 PM Son Mesaj: mill |
|
Bu konuyu görüntüleyen kullanıcı(lar): 1 Ziyaretçi


Üye Listesi
Takvim
Yardım
İletişim
Yeni Cevap
